Kadın Hastalıkları ve Doğum 

GEBELİKTE NELER BEKLENMELİDİR?

GEBELİK ÖNCESİ

Gebeliğin planlanması ve gebelikten önce dikkat edilecek konular:

       Bebeğin organlarının oluştuğu gebeliğin ilk ayları çok önemlidir. Bu dönemde bebeği olası tehlikelerden korumak için hamile kalmadan önce eşinizle bunu planlamanız ve gerekli önlemleri zamanında alarak erken dönemden itibaren doktor kontrolüne başlamanız en iyisi olacaktır. Doğum kontrol hapı kullanıyorsanız ilacın etkisinin geçip yumurtlamaların tekrar başlaması bir ay sürebilir. Aylık yada üç aylık doğum kontrol iğnelerinde de yumurtlamanın başlaması bir ay sürer. Spiral kullanıyorsanız spiralin çıkarıldığı dönemden itibaren hamile kalmanız mümkündür. Hamile kalmadan önce alkol yada sigara kullanıyorsanız hamilelik sırasında bu maddelerden kaçınmanız önerilir. Ayrıca herhangi ilaç kullanıyorsanız, ilacınızı doktorunuzla görüşmeniz gereklidir. Bazı ilaçlar özellikle gebeliğin ilk üç ayında bebekte ciddi yapısal bozukluklara yol açabilir. Buna karşın günümüzde pek çok gebe doktor kontrolünde ilaç kullanabilmektedir. Bu yüzden hamile kalmayı düşündüğünüzde yada hamilelik şüpheniz olduğunda kullandığınız ilaçları doktorunuza danışmalısınız.

       Kızamıkçık Türkiye’de pek çok bireyin çocukken geçirdiği ateşli bir hastalıktır. Hamile kalmadan önce kızamıkçık geçirip geçirmediğinizi bilmeniz yararlı olacaktır. Erişkinlikte geçirilen kızamıkçık pek zarar vermez,ancak gebelikte geçirilirse anne karnındaki bebekte ciddi sorunlar oluşturabilir. Özellikle gebeliğin ilk üç ayında kızamıkçık virüsünü alan bebeklerde kalp anormallikleri, sağırlık yada körlük gibi bazı sakatlıklar oluşabilir. Bu yüzden gebelikten önce kanınızdaki kızamıkçık antikorlarına baktırarak hastalık geçirmemişseniz aşı yaptırmanız uygun olacaktır. (GEBELİK SIRASINDA KIZAMIK AŞISI YAPILMAZ.) Eğer kanınızda antikor varsa bağışıklığınız var demektir;o yüzden aşı yaptırmanız gerekmez.

       Yapılan bilimsel çalışmalar gebelikten önce folik asit (folat) adlı maddenin alınmasıyla beraber bebeklerde görülen sırt açıklığında (nöral tüp defekti) önemli oranda azalma gözlenmiştir. Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü, kadınların hamilelikten önceki aylarda günde 800 mikrogram folik asit kullanmalarını önermektedir. Baz kansızlık türlerinin önlenmesi için folik asidin alınmasında hamilelik sırasında devam edilmelidir.

       Anne adaylarının dikkat etmesi gereken başka bir konuda kiloları ve beslenmeleridir. Çok zayıf yada çok kilolu iseniz kilonuzun ideale yakın olması gerekir. Aşırı kilo yada aşırı zayıflık gebelikte sorun yaratabilir. Gebelikte diyet önerilmez o yüzden diyet yapmanız gerekiyorsa bunu hamile kalmadan önce yapmalısınız. Bebeğin gelişimi için gerekli vitaminleri alabilmesi için sağlıklı ve dengeli beslenmek çok önemlidir.

BEKLENEN DOĞUM TARİHİNİ NASIL HESAPLARSINIZ?

       Normal hamilelik süresi ortalama 280 gündür. Buna göre son adetinizi biliyorsanız ve adetleriniz düzenliyse basit bir hesapla yaklaşık doğum zamanını bulabilirsiniz. Son adet tarihinize 7 gün ekleyip, 3 ay çıkardığınızda tahmini doğum gününü bulabilirsiniz.

Örneğin son adetiniz 21 Haziran ise ;

Güne 7 ekleyelim: 21+7=28
Altıncı aydan 3 çıkaralım : 6-3=3

       Hesaplanan doğum zamanı 28 Mart (28.03) olacaktır. Ancak bizim hesapladığımız muhtemel doğum tarihinde gebelerin sadece %4'ü doğum yapar. Kalan %96'sı ise tahmin edilen tarihten 1 hafta öncesi ve sonrası içinde doğum yapar.

       Modern tıpta gebeliğin kaçıncı haftası olduğu en doğru şekilde elde edilen ultrasonografi ile bebeğin belli vücut kısımlarının ölçümüyle belirlenir. Özellikle ilk 12 haftadaki ultrason bir iki gün yanılma ile gerçek doğum tarihini verir. Bu yüzden gebeliğin erken dönemlerinden itibaren belli aralıklarla yapılan ultrasonografi incelemeleri beklenen doğum zamanını güvenilir şekilde verecektir.

GEBELİĞİN ERKEN DÖNEMLERİNDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR

  • Kanama ve Düşükler
  • Bulantı ve kusma
  • Kasık ağrıları
  • İdrar zorluğu
  • İştahsızlık
  • Baş dönmesi, halsizlik
  • Gözlerde kararma
  • Kabızlık
  • Bebek hareketlerinin hissedilmesi

KANAMA VE DÜŞÜKLER
 
       Gebeliğin hangi döneminde olursa olsun vajenden kan gelmesi ciddi bir sorunun belirtisi olabilir. Bu nedenle kanama olduğunda derhal doktorunuzla irtibat kurmalısınız. Hamileliğin ilk aylarında her 10 kadından yaklaşık dördünde vajinal kanama meydana gelir.Bunların yarısında düşük olurken diğer yarısı gebeliği sorunsuz tamamlar.Diğer bir deyişle hamile olduğunu öğrenen kadınların %20 ‘nde  düşük görülebilir.Düşüklerin çoğu ilk 17 haftada olur.Bazen döllenmiş yumurtanın anne rahmine yerleşmesi ile çok az miktarda sancısız bir kanama görülebilir;halk arasında “üste görme ” denen bu olayın hiçbir tehlikesi yoktur.Düşüklerde genellikle kanamaya kasıklarda şiddetli bir kramp tarzı sancı da eklenir.Pıhtı halinde fazlaca kanama olması ,zar yada et gibi bazı parçaların gelmesi de düşüğü akla getiren belirtilerdendir.

Kanama nedeni ile gittiğim doktor ”düşük tehlikesi “ var dedi .Bu ne anlama gelir?

       Kanama düşüğe yol açmamışsa muayenede ve ultrason incelemesinde gebeliğin devam ettiği saptanmışsa buna düşük tehdidi yada tehlikesi denir. Gebelik devam etmektedir, ancak kanama sürdükçe bebeğin düşme olasılığı da var demektir. Burada ultrasonda bebeğin kalp atışlarının görülmesi önemlidir. 7-8 haftayı geçmiş ve ultrasonda kalp atışları görülen gebeliklerde kanama olsa dahi gebeliklerin %90'ı devam eder.

       Erken dönemdeki düşüklerin %75'nin çoğunda sebep ceninin kromozomlarındaki bozukluktur. Yani anne rahmine yerleşen döllenmiş yumurtanın genetik yapısı bozuksa anne vücudunu kabul etmeyecek ve düşecektir. Elbette bu durumun istisnaları vardır; genetik bozukluğu olan bebeklerin bir kısmı doğuma kadar anne karnında yaşayabilmektedir.

        Bazı düşüklerin sebebi ise rahim ağzı yetersizliği olabilir. Buna bağlı olan düşüklerde ağrı genellikle olmaz ve düşük daha ileri haftalarda gerçekleşir. Bu tür sorunu olan hamilelerde daha öncede aynı şekilde düşükler görülmüş olabilir. Rahim ağzı gevşek olduğu için belli bir büyüklüğe ulaşan cenin daha fazla tutunamaz ve düşer. Bu hastalığın tedavisinde rahim ağzını bir kese gibi büzen dikişler atılır. Bu işleme tıp dilinde ”serklaj” denir.

       Düşük nedenlerinden biride ilk 3 ayda gebeliği besleyen hormonun yetersiz üretilmesidir. Tedavisinde eksik olan hormon ( progesteron ) verilir . Bunları yanında diyabet, kronik böbrek hastalığı ve bazı romatizmal hastalıklarda da düşüklere daha sık rastlanır.

DÜŞÜĞÜN RİSKLERİ NELERDİR?

       Daha öncede belirttiğimiz gibi gebeliklerin yaklaşık %20 ‘si düşükle sonlanır. Düşükten sonra rahim içinde parça kalmamışsa düşüğün anne sağlığı açısından genellikle tehlikesi olmaz. İçeride parça kalmışsa kanama devam edecek ve enfeksiyon riski belirecektir. Bu nedenle kanamanız olduğunda mutlaka doktorunuza başvurunuz, doktorunuz dinlenmenizi önerebilir.

Gebelik devam ediyorsa ne yapmalıdır?

       Kanamadan sonraki iki hafta cinsel ilişkiden kaçınmanız ve olabildiğince dinlenmeniz önerilir. Bu arada doktorunuz gebeliğin ilerlemesini takip edecektir.

İlk gebeliği düşükle sonuçlanan bir kadının daha sonraki gebeliklerde durum nasıl olacaktır?

Düşük önceden de belirtildiği gibi sık rastlanan bir durumdur. İlk gebeliğinde düşük yapan bir kadının ikinci gebeliğinde de mutlaka düşük yapacak diye bir şey söz konusu değildir. Böyle bir kadının ikinci hamileliğinin normal sürme olasılığı düşük yapma olasılığından daha fazladır.

Düşükten sonra nelere dikkat etmeliyim?

       Düşükten belli bir süre sonra doktorunuz sizi kontrole çağıracaktır. Bu kontrole mutlaka gitmelisiniz. Tekrarlayan düşükleri olan bazı hastalarda (üst üste üç yada daha fazla düşük yapmış olanlarda) doktor bazı özel tetkikler isteyebilir. Bunun yanında hekimler düşüklerden sonra yaklaşık 3-6 ay kadar gebe kalınmamasını önerirler. Ayrıca bu sürenin sonunda tekrar hamile kaldığınızı anlar anlamaz doktor kontrolüne girmeniz de sizin için yararlı olacaktır.

Bulantı-Kusma

       Bulantı, öğürme ve kusmalar 3-4 ayda çok sık görülen şikayetlerdendir. Bunun nedeni,gebelikte ortaya çıkan hormonal değişikliklerin beyindeki kusma merkezini etkilemesidir. Diğer bir olası neden de bulantı anne adayının hamileliğin ilk aylarında bebeğe zarar verecek maddelerden korumak için oluşan bir mekanizma olduğu şeklindedir. (aşerme değil aş yerme şeklindedir.) Bulantı ve kusmalar genellikler sabahları görülürse de günün diğer saatlerinde de, aç yada tok karnına da oluşabilir. Gebeliğe bağlı kusmalar çok fazla olursa, vücut halsiz düşerse ve ağızdan sıvı alamayacak hale gelirseniz doktorunuza haber vermelisiniz.

Bulantıları önlemek için anne adaylarına öneriler:

  • Azar azar ama sık sık yiyin
  • Yağlı salçalı, sulu, sıcak yemeklerden uzak durun.
  • Sigara içiyorsanız bırakmalısınız. Ayrıca evde, iş yerinizde yada yanınızda sigara içilmesinden kaçınmalısınız. Sigara içilen ortamlarda bile bulunmayınız.
  • Sabahları yataktan hemen aceleyle kalkmayın. Yavaş yavaş kalkın. Uyandıktan sonra bir süre yatakta uzanarak yada oturarak bekleyin.
  • Sabahları mideme bir şey girerse kusarım diye korkmayın. Aç karnına da öğürür ve safralı kusabilirsiniz. Bu nedenle yatağınızın başında galeta, grisini, kraker gibi kuru şeyler bulundurun. Açık çayla bunları az da olsa yiyerek kahvaltı etmeye alışın.
  • Bulantı geldiğinde derin derin nefes alın,bir damla süzme balı dilinizin üstüne alıp emin. Evde varsa zencefil koklayın. Bazı hastalar naneli pastillerden de fayda görürler.
  • Doktorunuz izin veriyorsa her gün açık havada yürüyüş yapın.
  • Bulantı yapıyorsa gazlı içeceklerden, kahve ve sütten kaçının.
  • Gece yatarken proteinli bir şeyler yerseniz sabah kan şekerinizin düşmesini önlemiş olursunuz. Bunu için kaşarlı tost, soğuk tavuk eti yada yağsız beyaz peynir önerilebilir.
  • Bulantıları gidermek için herhangi bir ilaç almadan önce mutlaka doktorunuza danışın.
  • Bulantı ve kusmalar bazen evdeki kalabalık, huzursuzluk gibi psikolojik nedenlerle ya da önceden var olan tiroid bezi hastalığı (guatr) sebebiyle ağırlaşabilir.

Kasık Ağrıları

       Hamilelik süresince kasıklarınızda, kalçalarınızda veya belinizde sancı hissedebilirsiniz. Gebelikte eklemler su tutarak yumuşar ve gevşeme gösterir.

      Kasık ağrısı bir nedeni de rahmi yerinde tutan bağlardan biri olan yuvarlak bağın (ligamentum rotundum) rahim büyüdükçe gerilmesidir. Bu kendini  bir yandan başlayıp kasığa doğru inen keskin sancı şeklinde gösterir. Ilık bir banyo gevşemenize ve sancının hafiflemesine yardımcı olur. Sancı devam eder veya şiddetlenirse doktorunuza danışmanız önerilir. Çünkü bazen bu tür sancılar düşükle, idrar yollarındaki iltihapla yada gebeliğin ilerleyen dönemlerinde erken doğum tehlikesine neden olabilir.

       Uzun süre ayakta kaldığınızda yada ağır bir iş yaptığınızda da ağrılarınız artabilir. Bu nedenle ev işi yaparken veya iş yerinizde uzun süre ayakta kalmamaya çalışın,fırsat buldukça dinlenin.

Bel Ağrıları

       Hamile kadınları en çok rahatsız eden durumlardan biri de bel ağrılarıdır. Özellikle ilerleyen haftalarda bel ağrıları görülmesi çok yaygındır. Hamilelikte bel ağrısının çeşitli sebepleri vardır. Her şeyden önce gittikçe büyüyen rahim ve içindeki bebek vücudun ağırlık merkezini değiştirir. Sırt ve bel kasları gerilmesi ve gebelik hormonlarına bağlı olarak leğen kemiğindeki eklemlerin gevşemesi de bel ağrılarının oluşmasına katkıda bulunur.

Bel Ağrıları İçin Öneriler:

  • Evde ve iş yerinde otururken, yolculuk yaparken belinizi destekleyici yastık kullanın.
  • Ağır şeyler kaldırmayın.
  • Yerden bir şeyler toplarken yada bir şeyi kaldırırken daime dizlerinizi büküp çömelin.
  • Alçak topuklu (dümdüz değil) ayakkabı giyin.
  • Mutfak işleri yaparken bir ayağınızı basamak gibi yere dayayarak hafifçe yukarıda tutun.
  • Gece yatarken bacaklarınızı ve belinizi destekleyici küçük yastıklar kullanın. Dizlerinizi karnınıza çekip bacaklarınızın arasına yastık koyarsanız daha rahat uyursunuz.
  • Sıcak uygulama ağrılarınızı rahatlatır (banyo, duş, sıcak havlu uygulaması gibi.)
  • Fırsat buldukça yüzmeniz önerilir.
  • Ani vücut hareketlerinden kaçının.


İdrar Zorluğu

    Hamilelikte rahim büyüdükçe önündeki idrar torbasına baskı yaptığı için sık sık tuvalete gitme gereksinimi duyabilirsiniz. Ancak aşağıdaki durumlardan biri varsa mutlaka doktorunuza danışmalısınız.

  • İdrar yaparken yada yaptıktan hemen sonra yanma
  • İdrardan kan gelmesi
  • Her zamankinden daha sık idrar gelmesi
  • İdrar yolu enfeksiyonları gebelerde sıkça görülen hastalıklardandır. İdrar yolu enfeksiyonu geliştiğinde doktorunuzun verdiği ilaçları düzenli ve tam olarak almanız gerekir. Çünkü tedavi edilmemiş idrar yolu enfeksiyonları erken doğum tehlikesine yol açabilir. Tedavisi için ilaçların yanında mutlaka 8-10 bardak su içmelisiniz.

İştahsızlık

       Hamileliğin ilk yarısında iştahsızlığa sıklıkla rastlanır. Doğru dürüst beslenemediğini düşünen anne adayı bebeğinin gelişemeyeceğinden endişelenir. Bu da daha çok strese girmesine ve iştahının azalmasına neden olur. Tüberküloz,kronik böbrek hastalığı gibi altta yatan ciddi bir sağlık problemi olmadıktan sonra iştahsızlığa kafanızı takıp hep o yönde odaklanmanızın yararı yoktur. Genellikle 20.haftadan itibaren gebeliğe bağlı metabolik değişiklikler dengeye oturur ve kilo almaya başlarsınız. Bebeğin gelişip gelişmediğini en iyi belirleyen yöntem direkt olarak ultrasonla bebek vücut kısımlarının ölçümlerinin yapılmasıdır. Bu sayede gebeliğin o haftası içinde beklenen normal değerlerle karşılaştırmak mümkün olur. Kaldı ki bebeğin anne karnında gelişmemesine sebep olabilecek diğer pek çok durum annenin iştahı yerindeyken de ortaya çıkabilir.

Baş Dönmesi, Halsizlik

       Hamileliği özellikle ilk haftalarında genel bir halsizlik, uyku hali, baş dönmesi ve kulak çınlaması gibi keyifsiz belirtilere sıkça rastlanır. Bu yakınmalar kısmen gebelikte oluşan hormonal değişikliklere, kısmen de tansiyonunun bu dönemde eğilimli olmasına bağlıdır. Tansiyon düşüklüğü size yada bebeğinize bir zarar vermez. Ancak yataktan ani kalkış ve merdiven çıkışlarında, uzun süre ayakta kalışlarda ve sıcaklarda dolaşırken baygınlık hissine, göz kararmasına hatta düşüp bayılmalara neden olabilir. Bu nedenle kendinizi yorgun ve bitkin hissettiğiniz zamanlarda uzanın bacaklarınızı yukarıya kaldırın beyninizi kanlandırmış olursunuz. Ani kalkışlardan ve vücudu yoran hareketlerden sakının. Baygınlık hissi, halsizlik, çarpıntı devam ederse doktorunuza başvurunuz.

Kabızlık

       Hamilelik hormonlarının bir kısmı barsak hareketlerini yavaşlatıcı etki gösterir. Bu nedenle hamileyken barsak tembelliği sıklıkla görülür. Kabızlığı tedavi etmekten çok önlemek daha kolaydır. Bu amaçla her gün lifli gıdalardan sebze, meyve ve yeşil salatayı ihmal etmemeniz gerekir. Ayrıca bol sıvı alınırsa dışkı yumuşar. Kepek ekmeği, galeta, kayısı, erik gibi gıdalarda posa bırakarak kabızlığın önlenmesinde yardımcı olur. Bu önlemlere rağmen uzun süre büyük tuvalete çıkamazsanız doktorunuza danışmalısınız.

       Doktorunuza danışmadan müshil yada benzeri bir ilaç almayın, bilinçsiz kullanılan bu tür ilaçlar barsak hareketlerini artırarak ve vücudu susuz bırakarak erken doğum tehlikesine yol açabilir.

Bebek Hareketlerinin Hissedilmesi

        Karnınızdaki bebeğin hareketlerini ilk kez hissetmeyi beklerken endişeye kapılıp “bebek neden oynamıyor?” diye paniklemeden önce iki noktayı aklınızdan çıkarmamanız gerekir:

  • Birincisi ilk kez anne olacak bayanlar genellikle 18-20 hafta ya dek bebeğin oynadığını hissetmezler. Ancak bu değişkendir; bazıları daha 14.haftada bebeği hissetmeye başlarken bazıları için bebeğin hareketleri 23.-24. haftalara kadar gecikebilir.
  • İkincisi bebeğin ilk hareketlerini anlamanız o kadar kolay olmayabilir. Bebeğinizi ilk vücut hareketlerini algılamanız tekmeler yada yumruklar şeklinde değil, daha çok karnınızda gaz gezmesi yada göz seğirmesi gibi hafif kımıltılar tarzında olabilir. 

    Bebek hareketlerini hissetmeye başladıktan sonra bebeğe anne adayına daha “sahici” gelmeye başlayacaktır. Artık bebek ile anne arasında ilk somut iletişim de başlamış demektir. Bebek annesinin karnında oynadıkça anne ye de güven gelecek ve bundan mutluluk duyacaktır. Biz doktorlar açısından da bebek hareketlerinin önemi büyüktür. Sağlıklı bebek günde en az 10 kere hareket eder. Bu hareketlerin hepsi güçlü tekmeler şeklinde olmayabilir. Küçük kımıldamalar, sağdan sola dönmeler de bebek oynaması sayılır.


Op.Dr. Hatice SERMET

Op.Dr. Hatice SERMET

Op.Dr. Leyla ÖZKABAKÇI

Op.Dr. Leyla ÖZKABAKÇI

Op.Dr. Seda FAZIL

Op.Dr. Seda FAZIL